Bazı sabahlar uyanırsın ve her şey aynı gibidir…
Ama sen değilsindir.
İçinde bir şey kırılmış, bir şey sönmüş ya da tam aksine…
Bir şey doğmuştur, sessizce.
Kayıplar…
Bazen insanlar, bazen şehirler, bazen sadece kendine dair bir inanç.
Hepsinin ortak noktası: seni senden biraz daha arındırmasıdır.
Kendini bulmanın yolu, çoğu zaman bir boşlukla başlar.
Doldurmaya çalışırsın. Eşyalarla, planlarla, yeni insanlarla.
Ama en sonunda anlarsın ki, o boşluk aslında seninle konuşmak isteyen bir yermiş.
Yalnızlık…
Eskiden korkardım.
Kalabalıklar içinde yalnız kalmayı tercih ederdim.
Ama bir gün öyle bir yalnızlık geldi ki, ne kaçacak yer kaldı, ne oyalayacak biri.
O an tanıştım kendimle.
Sessizliğimi ilk kez dinledim.
Kırgınlıklarımı, bastırdığım duyguları, gizli kalmış hayallerimi...
Ve işte o an fark ettim
Kendini bulmak için bazen her şeyi kaybetmen gerekiyor.
Çünkü fazlalıklar içinde kim olduğunu duyamıyorsun.
Bir rol, bir alışkanlık, bir “mış gibi” olma hali...
Şimdi dönüp baktığımda kaybettiklerime minnet duyuyorum.
Acıydı, evet. Ama büyütücüydü.
Gidenler, aslında bana beni bırakmıştı.
Belki sen de şu an bir şeyleri yitiriyorsun.
Sevdiğin bir insanı, güvenini, cesaretini…
Ama unutma ki, bu bir son değil.
Belki de hayat, senden seni geri istiyordur.
Ve biliyor musun?
En güzel başlangıçlar hep o “kaybettim” dediğin yerden başlıyor.
Kendine nazik ol.
O sessizlikte seni bekleyen biri var:
Gerçek sen.
💬 Sen de böyle bir dönüşüm yaşadın mı?
Yorumlara yaz, belki birinin yalnız olmadığını hissettiren sen olursun.

Yorumlar
Yorum Gönder