Tükenmeden Sevmek

Bazen düşünüyorum da... Sevmek neden bu kadar yorucu hale geldi?

Birini severken neden kendimizden bu kadar eksiliyoruz?

Çok garip değil mi… Sevgi dediğin şey içimizi ısıtmalı, bizi büyütmeli. Ama bazen bir bakmışsın, kocaman bir boşluğun ortasında kalmışsın. Çünkü tüm sevgiyi verip, kendine hiç kalmamışsın.

Eskiden sanırdım ki ne kadar çok verirsem, o kadar değerli olurum. Daha çok ilgilenirsem, daha çok fedakârlık yaparsam... Belki sevilirim, belki kıymetim bilinir… Ama öyle olmuyor işte.

Bazen ne kadar verirsen ver, yetmiyor.

Ve işin en acı tarafı, sen tüm enerjini birine akıtırken, kendini tükettiğini fark etmiyorsun bile.

Şimdi anlıyorum… Sevmek, kendinden vazgeçmek değilmiş.

Birine değer vermek güzel, ama o değerin içine kendini gömmek değil.

Sevmenin içinde sınır olmalı. Hayır demeyi bilmelisin mesela.

Kendi ihtiyaçlarını ertelemeden, karşı tarafı da düşünebilmek… İşte o zaman hem sen varsın, hem sevdiğin.

Tükenmeden sevmek, biraz kendine sahip çıkmakla ilgili bence.

Sana iyi gelmeyen şeyleri fark etmek, yorulduğunda durabilmek.

Zorla gülümsememek mesela. “Ben iyiyim” demek zorunda kalmadan, gerçekten iyi olmak.

Biliyorum… Hepimiz sevilmek istiyoruz.

Ama sevilmek uğruna kendimizi yitirmemeliyiz.

Birini sevmek güzel, evet. Ama o sevgi seni azaltıyorsa, orada bir durup kendine bakmalısın.

Çünkü sevgi büyütür.

Küçültmez.

Bugün kendine şu soruyu sor:

“Ben kendimi severek mi yaşıyorum, yoksa sevilmek için kendimden mi vazgeçiyorum?”

Cevap içindeyse, doğru yoldasın.

Yorumlar