Tatile Günler Kala... 🌿☀️🚘

Yazın ayak sesleri geldi. Hava biraz daha geç kararıyor artık, pencereden gelen rüzgâr bile daha sıcak esiyor. Sokaklar kalabalıklaştı, insanlar daha yavaş yürüyor, sanki her şey biraz yumuşadı. O bildiğimiz yaz telaşı henüz başlamadı belki ama içimizde bir kıpırtı var. Bir yere gitmeden önce duyulan o tanıdık heyecan, bavul hazırlamadan önce hissedilen o tatlı sabırsızlık… İşte o duygu, çoktan yerini aldı yüreğimizin bir köşesinde. Çünkü biliyoruz, kavuşmalara az kaldı.

Aylarca, belki yıllarca ertelediğimiz o buluşmalar artık takvime düşmeye başladı. Geceleri uykudan önce kurulan hayaller biraz daha netleşti. Gözümüzün önünde canlanan yüzler artık silik değil. Annemizin ellerini tutmayı, eski arkadaşlarla çay içmeyi, çocukluğumuzun sokağında yürümeyi düşünüyoruz artık. Burnumuzun direğini sızlatan o özlemi daha fazla bastıramıyoruz çünkü beklemek yordu bizi. Şimdi sadece kavuşmak istiyoruz, uzun uzun sarılmak, susup sadece göz göze gelmek... Kaldığımız yerden devam etmek değil, birlikte yeni bir sayfa açmak istiyoruz.

Yaz, bu yüzden sadece bir mevsim değil bizim için. Bir dönüş. Belki annemize, belki memleketimize, belki çocukluğumuza... Belki de en çok, uzun zamandır uzak kaldığımız kendimize. Güneş biraz daha fazla yüzümüze vurunca, hatırlıyoruz kim olduğumuzu. Kalabalıklardan uzakta geçen bir kışın ardından yeniden kalabalık olmayı istiyoruz. Belki de hiçbir yere gitmeden bile kavuşmak mümkün. Bir mesajla, bir telefonla, hatta sadece bir iç döküşle... Ama yine de yola çıkmak istiyor insan. İyi gelen ne varsa onun olduğu yere doğru yürümek...

Ve her yürüyüş bir kavuşmaya çıkar aslında. Yola çıkan herkesin içinde bir umut vardır. Belki bu yaz barışırız küstüklerimizle. Belki hiç söyleyemediklerimizi söyleriz. Belki sadece susar, yan yana dururuz ama bu bile yeter olur. Çünkü bazen tek ihtiyaç duyduğumuz şey, aynı anda aynı gökyüzünün altında olmaktır.

Bu yazı bekledik. Sessizce, umutla, sabırla… Şimdi kalbimiz biraz daha hızlı atıyor çünkü artık içten içe biliyoruz, gerçekten çok az kaldı. Ve bu “az kalmışlık” duygusu bile başlı başına bir sevinç. Kavuşmalar henüz gerçekleşmeden bile, içimizi ısıtıyor.

Güneş gibi…

Yavaş yavaş ama güçlü.

Ilık, içten ve vazgeçilmez.

Tıpkı kavuşmalar gibi.

Yorumlar