🌆 Sessiz Şehirler, Yorgun İnsanlar | Betonun İçinde Unutulan Ruhlar

Bir şehirde yaşıyorsan, bir süre sonra alışıyorsun. Gürültüye, kalabalığa, koşturmacaya…

Otobüs duraklarında beklerken yüzünü göremediğin insanlara, apartmandan çıkan kimseyle selamlaşmamaya, sokaktan geçen arabaların bitmek bilmeyen sesine…

Ve garip bir şekilde, tüm bu seslerin ortasında bir sessizlik başlıyor. Dışarısı ne kadar kalabalıksa, insan o kadar içine kapanıyor sanki. İşte bu yüzden şehirler aslında sessiz; çünkü içinde yaşayan insanlar, çoktan susmuş gibi.

Sabahları gözünü açtığında pencerenin dışı gri. Beton, cam, demir… Soğuk yapılar arasında, insanın içi de soğuyor. Bir park arıyorsun, bir ağaç, bir kuş sesi... ama çoğu zaman bulamıyorsun. Oysa ruhun tam da buna aç.

Küçük bir yeşil alan, bir tahta bank, biraz gölge…

Ama şehir seni hep biraz daha yukarı çekiyor. Asansörle çıkıyorsun, otoparktan giriyorsun, göz göze gelmeden yaşıyorsun.

Ve en çok da yorgunsun.

Ama bu fiziksel bir yorgunluk değil.

Bu, “yaşamaktan” yorulmak.

Çünkü her şey çok sistemli, çok planlı, çok hızlı.

Sabah işe git, akşam dön, alışveriş yap, çöpü çıkar, faturayı yatır…

Bir gün bitiyor, diğeri başlıyor. Ama arada seni soran yok.

"Gerçekten iyi misin?" diye bir durup sorsan kendine, cevabını bile duyamıyorsun bazen.

O kadar çok şeyin arasında, kendi sesin bile yankılanamıyor.

Şehirde yaşamak böyle bir şey işte.

Kalabalıkların içinde kendine yabancılaşmak.

Bir apartmanda onlarca insanla aynı duvarı paylaşmak ama kimsenin kapısını çalmamak.

Her gün onlarca insanın yanından geçmek ama hiç tanımamak.

Ve zamanla, kendini de tanımamaya başlamak...

Ama bu bir suç değil.

Bu bir yalnızlık değil.

Bu bir çağın gerçeği.

Ama işte tam da bu yüzden, daha çok hatırlamamız gerek bazı şeyleri.

Bir göz teması, kısa bir merhaba, birinin gözünün içine bakmak…

Bir parka gidip sadece oturmak.

Telefonu cebine koymak, kulaklığı çıkarmak, çevreyi dinlemek.

Betonun içinden bir çiçek bulmak.

Ve o çiçeği fark ettiğinde “hala geç değil” demek.

Çünkü şehir yorabilir.

Ama sen, kendini unutmazsan, şehir seni yutamaz.

Sessiz şehirlerin içindeki asıl ses, hâlâ senin içinde.

Yorumlar