Kimi zaman ev dağılır, zihin de onunla birlikte karışır. Yorgunluk, dağınıklıkla yarışır ama işte o an gelir: bir fincan kahveyle başlar küçük bir devrim. Mutfağın köşesinde yavaşça kabaran bir filtre kahve, evi saran tanıdık o koku… Sanki “şimdi başla” diyen bir iç ses gibi.
Kim demiş temizlik hep yorucudur diye? Bazen ellerin titizce toz aldığı yüzeyler, zihni de arındırır. Kahve fincanı bir köşede buharını salarken, sen farkına varmadan hem evi hem içini toparlarsın.
Raflar silinirken geçmişin ağırlığı da silinir gibi olur. Yastıklar kabartılır, perdeler aralanır, dışarıdan gelen gün ışığı gibi iç dünyan da aydınlanır. Hele bir de arkada hafif bir müzik açıksa… İşte o an, sıradan bir ev işi bile bir terapiye dönüşebilir.
Ve son yudum kahvede, bir huzur yer eder içine. Sadece temizlik değil; toparlanan sensindir aslında. Evdeki her düzen, içindeki karmaşayı biraz daha azaltır. O yüzden bir dahaki sefere “yorgunum” dediğinde, kahveni hazırla. Belki ihtiyacın olan sadece bir fincan cesarettir.

Yorumlar
Yorum Gönder